Contemporary Istanbul 2026: 21st Edition

23 - 27 September 2026 
Genel bakış
B-153

Galeri 77’den Contemporary İstanbul 2026’da:

Farklı Ölçekler, Farklı Anlatılar

 

Contemporary İstanbul’un 21. edisyonu, 23 Eylül’de gerçekleştirilecek ön izleme ile  başlayarak 24–27 Eylül 2026 tarihleri arasında Tersane İstanbul’da sanatseverlerle buluşuyor.  İstanbul’u uluslararası çağdaş sanat dünyasının buluşma noktalarından biri haline getiren  fuar, dünyanın farklı bölgelerinden galerileri, sanatçıları, koleksiyonerleri ve küratörleri bir  araya getiriyor. Contemporary İstanbul da güncel kurumsal tanımında İstanbul’u çağdaş  sanatın küresel buluşma noktası olarak konumlandırıyor.

 

Galeri 77, Contemporary İstanbul 2026’ya 30 sanatçıya ait toplam 36 eserden oluşan  kapsamlı bir seçkiyle katılıyor. Seçkide yer alan 34 eser Hall B, B153 numaralı Galeri 77  standında sergilenirken, Bahadır Baruter’in iki anıtsal bronz heykeli Tersane İstanbul’un açık  alanlarında (CI21 Sculpture Parcour) izleyiciyle buluşacak. Resim, heykel ve fotoğraf  disiplinlerine yayılan seçki; galerinin farklı kuşaklardan ve coğrafyalardan sanatçıları bir araya  getiren çok yönlü programını yansıtıyor.

 

Yeni İsimler ve İlk Kez Sergilenecek Eserler

 

Galeri 77’nin bu yılki Contemporary İstanbul seçkisinin öne çıkan yeniliklerinden biri, Yıldırım  Çakmakçı ve Bülend Özden’in eserlerinin galerinin fuar seçkisinde ilk kez izleyiciyle  buluşacak olması. İki sanatçının katılımıyla genişleyen seçki, Galeri 77’nin farklı üretim  biçimleri ve sanatsal kuşaklar arasında kurduğu diyaloğa yeni bir katman ekliyor.

 

Yıldırım Çakmakçı, gündelik hayatın duygusal durumlarını kendine özgü karakterleri ve  figüratif anlatımı üzerinden ele alıyor. İnsan ilişkileri ve içsel durumlara odaklanan sanatçı;  aile, kimlik, toplumsal roller ve bireyin çevresiyle kurduğu ilişkiler üzerinden çağdaş yaşamın  çoğu zaman görünmeyen duygusal gerilimlerini görünür kılıyor. Kuruboya ve PanPastel ile  oluşturduğu kompozisyonlarında bireysel deneyimleri daha geniş, ortak duygu halleriyle  ilişkilendiren Çakmakçı, tanıdık görünen gündelik sahneleri psikolojik ve toplumsal  sorgulamalara açıyor.

 

Bülend Özden ise tasarım disiplininden beslenen multidisipliner pratiğinde insan  anatomisinin geleneksel temsilini dekonstrüktif bir yaklaşımla yeniden yorumluyor. Formun  dış bütünlüğünü bozarak iç yapıyı, katmanları ve beklenmedik boşlukları açığa çıkaran  eserlerinde görünür ile gizli, dolu ile boş, organik ile geometrik arasındaki gerilimi araştırıyor.  Dijital tasarım sürecini fiziksel malzemelerle buluşturan Özden, insan bedenini ve kimliği  sabit bir bütünlükten ziyade parçalanabilen, yeniden kurulabilen ve farklı açılardan  okunabilen yapılar olarak ele alıyor.

 

Fuar aynı zamanda Daron Mouradian’ın bronz heykellerinin ilk kez sergilenmesine ev sahipliği  yapıyor. Resimlerinde fantastik karakterler, tarihsel göndermeler ve gerçeküstü anlatılar  arasında kendine özgü bir dünya kuran Mouradian’ın bronz heykelleri, sanatçının görsel  evrenini bu kez üç boyutlu bir ifade alanına taşıyor.

Eserler
Sergi Görünümü