Ruben Grigorian

Biyografi:
Doğum 1954, Erivan, Ermenistan.
1978-1984 Erivan Devlet Güzel Sanatlar Enstitüsü.
1983-1988 Erivan Gençlik Tiyatrosu’nda sanat yönetmeni.
Since 1985 Ermenistan Sanatçılar Birliği üyesi.
2000 yılından biri Erivan, Ermenistan’daki Ulusal Sinema Merkezi’nde çalışıyor.
25 adet çocuk kitabının illüstrasyonlarını yaptı.

Karma Sergiler:
1990 New Academy Gallery, Londra, İngiltere
1990 Armenian Avangard Artists group show, Kassel, Almanya
1994 Stream of Fire New Art from Armenia, Nicosia, Kıbrıs
1995 Moscow days of Armenian Culture in Moskova
1995 Armenian Arts and Culture- Bochum days of Armenian Culture in Bochum, Almanya
2007 Orangerie du Luxembourg Musee d’Art Moderne d’Armenie, Paris, Fransa
2008 I colori dell Armenia, Castel Sant Ancelo, Roma, İtalya
2010 New Masterpieces of Arame Gallery, Erivan, Ermenistan
2011 UNESCO Palace, Beyrut, Lübnan
2011 Contemporary İstanbul 2011 Art Fair, İstanbul, Türkiye
2012 Contemporary İstanbul 2012 Art Fair, İstanbul, Türkiye

Personal Exhibitions:
1999 Gallery Caribe, San-Paulo, Brezilya
2004 “Terra Nova” at Academy Gallery, Erivan, Ermenistan
2006 Gabone Gallery, Erivan, Ermenistan

Değerlendirme:
“Ruben Grigorian’ın ince işlenmiş tabloları, sembolik ağırlığı öne çıkartıyor. Sanatçı, özne seçimlerini keyfi bir şekilde yapıyor; bir keçi kafası, biraz Rönesans dönemi resmi, bir parça çiğ et veya kapalı bir kapı çizebilir. Kullandığı objelere ait apayrı anlamların, geometrik bir kompozisyon düzeni içinde birbirleri ile etkileşime girmelerini sağlıyor. Grigorian, temsili imgeye yakınlaşan bir sanatçı.

Bir ressam olarak yeteneğini mükemmelleştiren Grigorian’ın her tuvali, sunumdaki virtüözlüğünü yansıtıyor. Fakat her resim için kapsayıcı bir anlam bulunamıyor; gerçeküstü dizilimleri irrasyonel, heyecan verici, hatta ironik görünüyor. Eserlerini, bir bakışın fiziksel yörüngesi ile karşılaştırıyor."

Kathryn Hixson
Sanat eleştirmeni ve küratör

***
“Ruben Grigorian’ın sanatı, gerçeküstücülük ve natüralizmin bir kombinasyonu. Tablolarındaki objeler ve figürler, olağan anlamlarından saptırılıyor ve gözlerimizin önünde, açıklık ve basitliklerini kaybetmeden dönüştürülüyorlar. Gerçekçiliğini, gerçeği yansıtmanın aksine, bilinçaltını prensip edinecek bir şekilde yaratmış. Ruben Grigorian’ın tablolarına bakan izleyiciler, inanç, cesaretsizlik, bir miktar korku ve en önemlisi, ilgi, tablonun içinde belirme isteği, sanatçının gizemli dünyasını hissetme duygusu gibi, farklı hissiyatlara kapılıyorlar. Tuvalleri gizem ile olduğu kadar, gerginlik ile de dolu. Olağanüstü gerçek olmayan objeleri, monokromatik, huzurlu arka planlarla, ustaca buluşturmuş.

“Pause” (“Ara”) (2012), “The Bird” (“Kuş”) (2012), “Wounded” (“Yaralı”) (2012), “Lighthouse” (“Deniz Feneri”) (2012), “The Air” (“Hava”) (2012) gibi eserlerindeki figürlerin yüzleri görülmüyor olmasına rağmen, anlatılmaz bir berraklık ve duygusallık sezilebiliyor. Bu eserler hiçbir zaman çözülemeyecek bilmecelermiş gibi görünüyorlar. Karakterlerin gölgeleri yok, bu yüzden onların gerçek olup olmadığına karar vermek izleyiciye kalıyor.

Genel olarak, Ruben Grigorian’ın tablolarına verdiği isimler de sanatında önemli bir rol oynuyor; zira gizem,  tabloların isimlerinde bile mevcut. Paletindeki ana renkler gri ve kahverengi. Fotoğrafik kesinlik ve ara sıra görünen detaylı aksesuar uygulamaları, tarzının ana özellikleri arasında sayılabilir.”

Tatev Manvelian
Sanat eleştirmeni