Annie Kurkdjian

Biyografi:
1972 Beyrut, Lübnan'da doğdu
1990 Fen Lisesi, Palandjian Koleji, Beyrut, Lübnan
1994 İşletme Masteri, Saint Joseph Üniversitesi, Beyrut, Lübnan
2001 Güzel Sanatlar Lisans Eğitimi, Lübnan Üniversitesi, Beyrut, Lübnan
2007 Psikoloji Lisans Eğitimi, Lübnan Üniversitesi, Beyrut, Lübnan
2004-2005 Kızılhaç Psikiyatri Hastanesi, staj eğitimi
2005-2007 Lebanese Otizm Derneği, staj (çizim çalıştayı) eğitimi
Teoloji eğitimi, Saint Joseph Üniversitesi, Beyrut, Lübnan

Grup Sergileri:
2015 Contemporary İstanbul Sanat Fuarı, İstanbul, Türkiye
2015 London Art 15 Sanat Fuarı, Londra, İngiltere
2015 Hamra Sanat Alanı, Beyrut, Lübnan
2015 L’Epicerie d’Art, Clermont Ferrant, Fransa
2015 Biel, Rebirth, Beyrut, Lübnan
2014 Palazzo Della Racchetta, Ferrara, İtalya
2014 Galeri 20, Torino, İtalya
2014 Hôtel de Ville, Fontenay-sous-Bois, Fransa
2014 L’Arrivage, Troyes, Fransa
2014 Espace Christiane Peugeot, Paris, Fransa
2013 Dubai Sanat Fuarı, Al Bareh Galeri, Dubai, BAE
2013 Passage à l’Art Salonu, Cherbourg, Fransa
2013 Atölye Les Trois Matelots, Courseulle Sur Mer, Fransa
2013 Beyrut Sanat Fuarı, Menasart Biel, Beyrut, Lübnan
2013 Jamm Galeri, Dubai, BAE
2013 Grand Palais, Comparaison Salonu, Paris, Fransa
2012 Sursok Salonu, Beyrut, Lübnan
2012 “Art et Dechirure” Festivali, Rouen, Fransa
2012 Unesco, Beyrut, Lübnan
2011 Kraliyet Sanat Okulu, Londra, İngiltere
2011 Sursok Salonu, Beyrut, Lübnan
2011 Atölye “Z”, Paris, Fransa
2011 Bertin Poiret Kültür Merkezi, Paris, Fransa
2011 Hors Normes Sanat Bienali, Lyon, Fransa
2011 Sommelier Evi, Beyrut, Lübnan
2010 Galeri Hamazkayin, Beyrut, Lübnan
2010 Dôme Centreville, Beyrut, Lübnan
2010 Cité des Arts (Puls’Art), Le Mans, Fransa
2010 Espace Eqart, Marciac, Fransa
2010 Atölye “Z”, Paris, Fransa
2010 Saint Martin Salonu, Marciac, Fransa
2009 Sursok Salonu, Beyrut, Lübnan
2008 Kilikya Müzesi - Ermeni Katolikosluğu, Beyrut, Lübnan
2003 Unesco, Beyrut, Lübnan
2002 Galeri Sader, Beyrut, Lübnan
2001 Galeri Sader, Beyrut, Lübnan

Kişisel Sergiler:
2015 Espace Eqart, Marciac, Fransa
2014 Wadi Finan Galeri, Amman, Ürdün
2013 Galeri Théo de Seine, Paris, Fransa
2013 Albareh Galeri, Manama, Bahreyn
2012 Sommelier Evi, Beyrut, Lübnan
2012 Bertin Poiret Kültür Merkezi, Paris, Fransa
2011 Balamand Üniversitesi, Beyrut, Lübnan
2010 Atölye “109”, Cannes, Fransa
2010 Galeri Art Circle, Beyrut, Lübnan
2009 L’Âne Bleu, Marciac, Fransa
2009 Espace Albert Camus, Lyon, Fransa
2009 Galeri Pièce Unique, Beyrut, Lübnan
2008 Galeri Odile Mauve, Paris, Fransa
2008 Zico House, Beyrut, Lübnan
2007 Galeri Surface Libre, Beyrut, Lübnan
2006 Fransız Kültür Merkezi, Beyrut, Lübnan
2005 Goethé Enstitüsü, Beyrut, Lübnan

Koleksiyonlar:
Tessé Müzesi, Le Mans, Fransa
Balamand Üniversitesi, Lübnan
Fontenay-Sous-Bois Belediye Binası, Fransa

Ödüller:
2014 Fontenay-sous-Bois kent ödülü, Fransa
2012 Jouhayna Baddoura Ödülü, Beyrut, Lübnan
2011 “Figüratif Resim”de Birincilik Ödülü, Atölye “Z”, Paris, Fransa
2010 Jüri Özel Mansiyonu, Sursok Salonu, Beyrut, Lübnan

Annie Kurkdjian, 1972 yılında, Lübnan İç Savaşı ile çatışma ve savaşın teatral şekilde vücut bulduğu ve onda derin izler bırakan Beyrut'da dünyaya geldi ve bugün hala orada yaşayıp, çalışıyor. Kurkdjian, kendi dönemine ait diğer ressamların aksine, teselli sunacak huzurlu bir ortama kaçış yolu aramıyor veya savaşın birebir temsiliyle saplantılı değil. Savaşın dehşeti ve travması, işlerinde sıcak ve samimi bir mecazla vücut buluyor: Vücudun değişimi, psikolojik dehşet, felç ve deformasyon.
Resimleri, korku ve psikoz üzerine yaptığı akademik araştırmalarına dayanıyor ve bu temalardan yola çıkarak; kendimi kötürüm, işkenceye maruz kalmış ve en sonunda kefaret ihtimalinden yoksun farklı şekillerde nasıl resmedebilirim düşüncesine dayanıyor.

Sanat ve insan bilimleri alanındaki yolculuğu Kurkdjian’ı, 2009 yılında sadece sanata odaklanmaya itti. Resimleri onun için; savaş yıllarına ait travmatik anlarının, kadın olmanın ve hayatın trajik saçmalıklarını deneyimlemenin bir yansıması şeklinde yorumlanabilir. İşlerinde Beyrut'un hem acımasız, hem de güzel metaforlarını, vücudun şekil değiştirmesine, teatral sahnelemelere ve sarsıcı ironilere çeviriyor.

Kurkdjian, bir ressam olarak, korku ve mizahı dolaysız ve tapmadan, absürt ile alaycı arasında ama Lübnan'ın coşkulu resim üslubuna has yumuşak renklerle resmetme kabiliyetine sahip. Tekniği “sadece figüratif” olarak yanlış algılanabilse de işleri, sürrealist ve çağdaştır. Hayatın dengesizliğini, duygusal şiddetin farklı senaryolarını, sakatlıkları ve psikolojik anormallikleri dile getirir. Zıtlıkların hüküm sürdüğü bu dünyada sanatçı kendi şahsi travmatik hikâyesiyle yüzleşirken, yaratıcı müdahalelere, boş umutlara ve affedici durumlara da zemin hazırlıyor.

Kurkdjian'ın resimlerindeki kişiler, doğrudan dehşete maruz kalmış basit kurbanlar değil, aynı zamanda hem özne, hem de nesnenin yokluğuyla sınırlandırılmış, bakışlarını izleyicinin kaynağını kestiremediği unutulmuş imgelemlerin yarattığı boşluğa dikmiş bireylerdir. Her ne kadar umutsuzluk sürekli hakim olsa da ağırlıklı olarak felsefe, sinema ve teolojiden şekillenmiş bu işlerde nihai bir betimleme anlayışı yoktur. Deforme vücutlar en nihayetinde bozularak biyolojik döngüye terkedilmiyor; aynı zamanda birçok esprili referans ve sessiz jestler aracılığıyla merhamet, aşk ve haysiyet arayışında da bulunuyor. Annie Kurkdjian'in dünyasında ifşa ve utanç duygusu, açgözlülük hissiyatı var. Rimbaud ve Pasolini’ye hayranlığıyla bilinen sanatçı, umudun eşiğinde, yanılsamasız bir hayat yanılsamasıyla yaşamak istiyor.

Hayat hakkında görüşlerini yansıttığı resimlerinin belirgin burukluğu, topraksı renklerle yumuşatılarak sadece trajediye odaklanmayan şekilsel bir belirsizlik yaratıyor. İnsan doğasına atfettiği sınırsız enerji, çok kapsamlıdır ve çoğu kez komedi, karikatür, alegori ve sinema, hayal ve rüya olarak beden bulur. Kurkdjian’ın işlerinde şiddet, sadece kurbanların şeklini bozmakla kalmıyor, aynı zamanda şiddeti uygulayanı ve dehşeti barındıran fiziksel alanı da deforme ediyor. Yüzeyler içbükeye dönüşerek, ayaklar kollara uzayarak ve gözler içe doğru sabitlenerek tuvalin ilerisine, yasak ama çekici yerlere uzanıyor. Nihai durak, kefaret ya da kayıp ve karanlık olabilirdi fakat Kurkdjian’ın işleri, çatışma ve öfkeden ziyade hayatın dengesizliğinden ilham alıyor. Sanatçı, bir dehşetle yüz yüze geldiğinde bakışlarını kaçırmak yerine tüm bu canlı enerjiyi hayatın bir tiyatrosuna dönüştürmeye çalışıyor.

Annie Kurkdjian, Lübnan Üniversitesi'nde Güzel Sanatlar ile Lübnan Üniversitesi ve St. Joseph Üniversitesi'nde Psikoloji ve Teoloji okumuştur. Kurkdjian'in işleri Lübnan ve Fransa'da birçok kez sergilenmiştir.

Yorumlar:
      Annie'nin tablolarına baktığımızda inanılmaz cömert bir anlatım biçimi, ama aynı zamanda bir dizginleme görüyoruz. Kendi hikâyesi bize ışık tutuyor: "İlk başlarda psikotik bireylerin çizimlerinden ilham almıştım. Psikoloji eğitimim sırasında şizofren insanları izledim ve çok etkilendim. Samimiyetleri işlerine kesin bir saygınlık kazandırıyor. Çılgınlık ruhun yarasıdır ama kapılar açabilir. Konu açılmışken, Gilles Deleuze'un büyük bir hayranıyım". Bu hikâye ister istemez usta ressam Jean Rustin'i anımsatıyor.
      Annie'nin resimleri tekrarlayan konulara sahip. Bir tanesi bitirip tüketmek; bir çiftin sahip olabileceği ve hatta annelik figürü sayılabilecek bir gulyabanide görülecek türden tüketim. Bir diğer konu ise kendi kendini yiyip bitirmektir… Veya bir kısım resimlerindeyse her gün hissettiğimiz acıyı betimleyen pençeler olarak iş başındadır: Kötürüm kalmanın ağırlığı, örneğin kendi standartlarını ya da kötü muamelelerini dayatan modern dünyanın peşin hükümlü diktaları. Buna rağmen Annie'nin işlerinde espri her zaman varlığını koruyor. Örneğin, minnacık cinsel organlara sahip adamların şişe geçirildiği tablosunda olduğu gibi!
      Annie'nin sanatı başkalarına hitap ediyor. "Bugünlerde ilhamımı her şeyden alıyorum. Sanatın bir hatta tek iletişim aracı olabilmesi için samimiyet şarttır. Yaralar insanların kendilerini daha iyi anlamalarını sağlıyor ve işte beni ilgilendiren ana konu budur. Acı çekenlere karşı derin duygular besliyorum ve işlerimi onlara adıyorum" diye itiraf ediyor. Bu yaklaşım, bir hayatın yazılmasına katkıda bulunuyor. Sadece ressam, sinema yönetmenleri ve şairlerin sahip olduğu etimolojik manada bir şiir: "Şair ve sinema yönetmenleri bende saplantı haline geldi ve bana çok ilham veriyorlar. Bu kapsamda aklıma Alan Parker, Pasolini veya Agnès Varda geliyor. Şairler arasında Artaud, Apollinaire ve Marquis de Sade var. Arthur Rimbaud ile olan derin ilişkim çok eskilere dayanır, gerçekten ruhani bir diyalog. Tüketme üzerine olan resim, bende yıllar boyunca saplantı haline gelmiş olan ''Açlık'' şiirinin kıtalarından etkilenmiştir:

"Yaprakların altında bir kurt ağlıyor
Kasvetli öğününden 
harika tüyler tükürüyor,
Ben de, onun gibi felaketi seçiyorum"

      Bu tarz bir diyaloğu işlerimde de seviyorum. Resimlerim aracılığıyla bazı konuları dile getirdiğim oluyor ama başkalarının sırası geldiğinde susacağımı da biliyorum."
      Lübnanlı sanatçı için bu, eleştirisel düşüncelerini dile getirmek için de bir araçtır: "Bizim genlerimizde şark geni var ama hep batıyı taklit etmeye çalışıyoruz. Sonuç: histerik tuhaf olaylar; örneğin aşırı makyaj yapmış kadınların dillerine hızma taktırmaları, tenlerini göstermeleri ve gelecekte bir eş bulabilmeleri için tek şart olan bekâretlerini kaybetmemek adına uzun yıllar boyunca anal seksi kabul etmeleri.''
      Annie sınırda duran, sürekli değişen simgelere sahip kendi ülkesini yansıtıyor. Yine de bir kadın ve bir ressam olarak gerekliliklerine tutunuyor; kendisi olmanın getirdiği o içten samimiyete.


Molly Mine, AZART Dergisi, Eylül/Ekim 2011 (52. sayı)